En Tehlikeli Psikolojik Hastalıklar
Psikoloji

En Tehlikeli Psikolojik Hastalıklar

2053 Görüntülenme 03/08/2023

En tehlikeli psikolojik hastalıklar, bireylerin yaşam kalitesini olumsuz etkileyen ve ciddi sonuçlar doğurabilen rahatsızlıklardır. Psikolojik rahatsızlıklar, hepimizin hayatında derin etkiler bırakabilen ve duygusal dünyamızı zorlayan zorlu durumlardır. Bazen genetik olarak, bazen çevresel etkiler ve sosyal ilişkilerimizin karmaşıklığı sonucunda ortaya çıkabilir ve ciddi sonuçlar doğurabilir. Psikolojik hastalıklar isimleri çok çeşitlidir. Sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemek, stresle başa çıkma becerileri geliştirmek ve psikolojik destek aramak önemli adımlardır. Ruh sağlığımızı anlamak ve desteklemek sağlıklı ve mutlu bir yaşamın temel taşıdır. Tehlikeli psikolojik hastalıklar ve tedavi yöntemleri nelerdir sorularının yanıtını araştırabilirsiniz.

Psikolojik Hastalık Nedir?

Kişilerin ruh sağlığında meydana gelen herhangi bir sorunda önce kişilerarası iletişim etkilenerek sosyal hayatın bozulmasına, ardından da fiziksel fonksiyonların bozulmasına yol açacaktır. Bu hastalıklar, beyin kimyasındaki dengesizlikler, nörotransmitter eksiklikleri, genetik yatkınlıklar, çevresel stres ve travmalar gibi faktörlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkabilirler. Psikolojik hastalıklar, tıpkı fiziksel hastalıklar gibi tedavi edilebilir, ancak erken teşhis ve uygun tedavi çok önemlidir.

En Tehlikeli Psikolojik Hastalık Hangisidir?

En tehlikeli psikolojik hastalıklar arasında şizofreni öne çıkmaktadır. Şizofreni, karmaşık semptomlarla karakterize olan bir zihinsel hastalıktır ve gerçek ile hayal arasındaki sınırların belirsizleştiği bir durumu içerir. Bireyler, sanrılar, halüsinasyonlar, düşünce bozuklukları ve sosyal işlevsellikte azalma gibi semptomlarla karşılaşabilirler. Tedavi edilmezse kişinin yaşam kalitesi ciddi şekilde olumsuz etkilenebilir.

Psikolojik rahatsızlık yaşayan kişiler, kendilerine veya çevrelerine zarar verebilir. Bu şekilde zarar verme sonuçlarına neden olan en tehlikeli psikolojik hastalıklar şu şekilde listelenebilir.

Şizofreni

Şizofreni, en karmaşık ve ciddi psikolojik hastalıklardan biridir. Kişiler arası farklılık gösteren semptomları içerir ve genellikle ergenlik sürecinde ya da erken yetişkinlik dönemi etkili olmaya başlar. Gerçeklikle ilişkilerini kaybeden bireyler, kendilerini toplumdan soyutlamış ve günlük işlevselliği sürdürmede zorlanabilirler. Bu hastalık, multidisipliner bir yaklaşımla tedavi edilir ve ilaçlar, terapiler ve destekleyici yaklaşımlar kullanılır. Ayrıca, şizofreni hastalarının sosyal destek ve topluma yeniden entegrasyonu da önemlidir.

Majör Depresyon

Majör depresyon, en yaygın psikolojik hastalıklar arasında yer alır. Derin üzüntü, umutsuzluk ve ilgi kaybı ile karakterizedir. Ruh sağlığının anlaşılmasında ve farkındalık yaratılmasında psikolojik hastalıklar ve belirtileri önemli bir konudur. Kaygı, depresif ruh hali, uyku sorunları ve iştahta değişiklik en sık görülen semptomlardır. Tedavide psikoterapi, ilaç tedavisi ve destekleyici yaklaşımlar kullanılır. Depresyon, kişinin yaşam kalitesini düşüren ve intihar riskini artıran ciddi bir hastalıktır, bu nedenle erken teşhis ve uygun tedavi büyük önem taşır.

Bipolar Bozukluk

Bipolar bozukluk hastalığında, depresyon ve mani süreci tekrarlanır. Mani dönemlerinde aşırı enerji, coşku ve düşünce hızlanması görülürken, depresyon dönemlerinde umutsuzluk, enerji eksikliği ve ilgi kaybı yaşanır. Tedavide mood stabilizer ilaçlar, psikoterapi ve yaşam tarzı düzenlemeleri kullanılır. Bipolar bozukluk, hastaların yaşamında önemli ölçüde iniş çıkışlar yaşamasına neden olabilir, bu nedenle hastaların duygusal dengelerini korumaları  tedaviye düzenli devam etmeleri , özellikle ömür boyu ilaç kullanımı konusunda doktorları ile iş birliği içinde çalışmaları önemlidir.

Anoreksiya Nervoza (Yeme Bozukluğu)

Anoreksiya nervoza, aşırı kilo kaybetme isteği ve yemek yeme davranışını kısıtlama ile karakterizedir. Bu hastalık, genellikle vücut algısı bozukluğu ve düşük özgüvenle ilişkilidir. Tedavide beslenme terapisi, psikoterapi ve destekleyici tedaviler uygulanır. Anoreksiya nervoza, fiziksel sağlığı ciddi şekilde etkileyen ve yaşamı tehdit eden bir hastalıktır, bu nedenle erken teşhis ve müdahale hayati önem taşır.

Narsistik Kişilik Bozukluğu

Narsistik kişilik bozukluğu olan bireyler, kendi yeteneklerini ve başarılarını abartma eğilimindedirler ve sürekli olarak övgü ve takdir beklentisi içindedirler. Başkalarının ihtiyaç ve duygularını önemsememe, empati eksikliği ve başkalarını sömürme eğilimi de görülür. Bu kişiler, kendilerine düşkünlükleri nedeniyle sosyal ilişkilerde ve iş yaşamında sorunlar yaşayabilirler. En önemlisi de hayatlarını paylaştıkları vey akın ilişki içinde oldukları,  aile, partner gibi bireylerin hayatını,  karakterleri sebebiyle zorlaştırabilirler.  Tedavide, bireyin bu zarar verici düşünce ve davranış kalıplarını anlaması ve değiştirmesi için psikoterapi önemli bir rol oynar.

Borderline Kişilik Bozukluğu

Borderline kişilik bozukluğu, duygusal dalgalanmalar, istikrarsız ilişkiler ve kendine zarar verme eğilimi ile karakterizedir. Bu bozukluğu olan bireyler, yoğun ve hızlı geçiş yapan duygular yaşayarak, kendilerini anlamakta ve yönetmekte güçlük çekerler. Ayrıca, terk edilme korkusu ve kimlik bunalımı gibi semptomlar da sık görülür. Tedavide, duygusal düzenleme becerilerini öğrenme, sınırlarını belirleme ve ilişki kalıplarını anlama gibi hedefleri içeren bilişsel-davranışçı terapiler önemli bir yer tutar.

Psikopati (Antisosyal Kişilik Bozukluğu)

Psikopati veya antisosyal kişilik bozukluğu, sosyal normlara uymama, empati eksikliği ve suç işleme eğilimi ile karakterizedir. Bu kişiler, başkalarının haklarına saygı göstermezler ve çoğu zaman sorumluluk almaktan kaçınırlar. Psikopati, en zor psikolojik hastalıklar arasında söylenebilir. Tedavisi oldukça zorlu olabilir, çünkü bireylerin terapiye gelmek istememe ve değişime karşı direnç gösterme eğilimi vardır. Ancak, erken müdahale ve destekleyici tedaviler, bu kişilerin sosyal uyuma ve işlevselliğe ulaşmalarına yardımcı olabilir.

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB)

Obsesif kompulsif bozukluk, tekrarlayıcı ve zorlayıcı düşünceler (obsesyon) ve buna karşı geliştirilen tekrarlayıcı davranışlar (kompulsiyon) ile karakterizedir. Bu obsesyonlar ve kompulsiyonlar, bireyin günlük yaşamını olumsuz etkiler. İlerleyen dönemde artan etki nedeniyle yaşam kalitesi ciddi anlamda düşebilir. Tedavide, kognitif-davranışçı terapiler ve bazen de obsesyon ve kompulsiyonu baskılamak ve ortadan kaldırmak için  antidepresan ilaçlar kullanılır. Terapi sürecinde, kişinin obsesyonlarını ve kompulsiyonlarını anlaması, bunlarla başa çıkma stratejilerini öğrenmesi ve değiştirmesi önemlidir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB)

Travma sonrası stres bozukluğu, travmatik bir olayın etkisiyle yaşanan korku, kaygı ve rahatsız edici düşüncelerle beliren bir psikolojik hastalıktır. Bu olay, doğal afetler, savaş, ciddi kazalar, cinsel saldırılar veya şiddet içeren olaylar olabilir. TSSB’ye sahip bireyler, travmatik olayı hatırlatan durumlardan kaçınma, duygusal uyuşukluk ve sürekli olarak tetikte olma gibi semptomlar yaşarlar. Tedavide, travmayı işleme ve anlama, olumsuz düşünce kalıplarını değiştirme ve stresle başa çıkma becerilerini geliştirme odaklı terapiler  başta Emdr  ve Bilişsel Davranışçı Terapi olmak üzere kullanılır.

Panik Bozukluk

Panik bozukluk, aniden ve beklenmedik şekilde yoğun korku ve endişe atakları yaşanan bir hastalıktır. Bu panik atakları, kalp çarpıntısı, terleme, nefes darlığı, göğüs ağrısı ve baş dönmesi gibi fiziksel semptomlarla eşlik eder. Panik ataklarının tekrar etme korkusu, bireylerin günlük yaşam aktivitelerini kısıtlayabilir. Tedavide, psikoterapi ve bazen de antidepresan ilaçlar kullanılır. Terapi sürecinde, kişinin panik ataklarını anlaması, bu durumlarla başa çıkma tekniklerini öğrenmesi ve panik atağı tetikleyen düşünce ve inançları değiştirmesi önemlidir.

En Tehlikeli Psikolojik Hastalıklar Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

En sık görülen psikolojik hastalıklar arasında depresyon, obsesif kompulsif bozukluk (OKB) ve sosyal fobi bulunmaktadır. Ama her bireyde durumu farklıdır ve hastalıkların belirtileri kişiden kişiye değişebilir.

Psikolojik hastalıklar genetik mi?

Evet, genetik faktörler psikolojik hastalıkların gelişiminde rol oynar. Ailesinde psikolojik hastalık öyküsü olan kişilerin aynı bozukluğu geliştirme olasılığı, geçirmeyenlere göre daha yüksek olabilir. Ancak genetik faktörler tek başına hastalıklara neden olmaz, çevresel etkenler ve yaşam koşulları da hastalıkların oluşumunda önemli bir rol oynar. Genetik yatkınlığa sahip olmak, bir kişinin psikolojik hastalığa yakalanacağını garantilemez, çünkü çevresel faktörlerin etkisi ve bireyin başa çıkma becerileri de önemlidir. Ayrıca, genetik yatkınlığın doğru tedavi ve destekle yönetilebileceği unutulmamalıdır.

En ağır psikolojik hastalık nedir?

En ağır psikolojik hastalıklar nelerdir sorusuna yanıt araştırdığınızda karşınıza şizofreni çıkar. Şizofreni, günlük işleyişi bozan ve bireyi tamamen verimsiz hale getiren dağınık düşünce ve davranışlardan oluşabilir. Şizofreni, kronik bir durumdur ve bireylerin yaşamlarında önemli ölçüde etki bırakabilir. Tedavi, multidisipliner bir yaklaşımla yürütülmelidir ve ilaçlar, psikoterapi ve sosyal destek bu süreçte önemli bir rol oynar. Psikopati ise empati yoksunluğu, şiddete ve manipülasyonlara meyil belirtileriyle kendini gösterir.

Tehlikeli psikolojik hastalıklar nasıl teşhis edilir?

Psikolojik hastalıkların teşhisi, profesyonel bir psikiyatrist veya psikolog tarafından yapılır. Teşhis sürecinde, hastanın semptomları değerlendirilir, duygusal ve zihinsel durumu gözlemlenir. Ayrıca, kişinin geçmişi, aile öyküsü ve yaşam koşulları da göz önünde bulundurulur. Psikolojik testler ve ölçekler de teşhis sürecinde yardımcı olabilir. Teşhis, hastalığın türüne ve belirtilerinin şiddetine göre farklılık gösterebilir. Erken teşhis ve uygun tedavi, hastalığın seyrini ve etkilerini azaltmada önemli bir rol oynar.

Tehlikeli psikolojik hastalıklardan nasıl korunabiliriz?

Psikolojik hastalıklardan korunmak için ruh sağlığınıza özen göstermeniz gerekir. Bu, fiziksel sağlığınızı korumak kadar önemlidir. Stres yönetimi, sağlıklı bir yaşam tarzı, sosyal destek sistemine sahip olmak ve olumlu sosyal ilişkiler kurmak önemlidir. Ayrıca, olumsuz düşünce kalıplarını tanımak, olumlu düşünce ve duyguları geliştirmeye çalışmak da koruyucu faktörler arasındadır. Ruhsal sağlığınızı koruyarak, stresle daha etkili başa çıkabilir, güçlü bir zihinsel denge elde edebilir ve psikolojik hastalıklara yatkınlığı azaltabilirsiniz.

Tehlikeli psikolojik hastalıklar tedavi edilebilir mi?

Evet, pek çok psikolojik hastalık tedavi edilebilir. Uygun tedavi yöntemleriyle hastaların belirtileri azaltılabilir, işlevselliği artırılabilir ve yaşam kalitesi iyileştirilebilir. Tedavi süreci, hastalığın türüne ve hastanın özelliklerine göre kişiye özel olarak planlanır. Tedavi, psikoterapi, ilaç tedavisi veya bu yöntemlerin kombinasyonunu içerebilir. Tedavinin erken dönemde başlaması, hastalığın seyrini olumlu yönde etkileyebilir ve olası komplikasyonların önüne geçebilir. Tedavi sürecinde hasta ve ailelerinin bilgilendirilmesi ve desteklenmesi de tedavinin başarısını artırabilir. Bu nedenle benzer rahatsızlıklarınızın olduğu düşünüyorsanız uzman bir sağlık kurumundan destek almanız gerekebilir.

Erken teşhis, doğru tedavi ve destekleyici çevre, psikolojik hastalıkların etkilerini azaltmada ve kişilerin yaşam kalitesini artırmada kritik bir rol oynar. Sağlıklı bir ruh hali ve iyi bir zihinsel dengenin korunması, yaşamınızın her alanında daha olumlu bir etki yaratmanıza yardımcı olabilir.

Yazan: Klinik Psikolog Fulya Arzu Beyribey

Paylaş
Görüşmeyi Başlat
Canlı Destek - İyi ki Sen
Merhaba,

Alanında uzman psikolog ve diyetisyenler ile online görüşme planlamak için danışman profil sayfalarındaki "Randevu Al" butonunu kullanabilirsiniz.

Whatsapp üzerinden İyi ki Sen canlı destek ekibimize ulaşarak sorularınızı sorabilirsiniz.