Depremin Olası Psikososyal Etkileri Nelerdir?
Psikoloji

Depremin Olası Psikososyal Etkileri Nelerdir?

2863 Görüntülenme 23/03/2023

Deprem, ruhsal ve fizyolojik yıkımı en büyük olan doğal afetlerden biridir. Tahmin edilemeyen bu doğal afet anne-baba, çocuk ve bölgede yaşayan insanları zincirleme etkileyerek travmatik sonuçlarla iz bırakabilir. Anlık yaşanan felaket, depremi yaşayan afetzededen kilometrelerce uzaktaki yakınlarına kadar geniş bir kitleyi etkisi altına alır. Deprem afetinin yarattığı stres ortamı duyguları da kısa süre ya da uzun süre etkisi altına alabilir, bu psikososyal etkileri atlatmak kişinin ruhsal sürecine ve rehabilite desteğine bağlıdır.

Deprem Sonrası Psikososyal Süreçler Nasıl Devam Eder?

Deprem sonrası 3 zaman dilimi travmayı geçirme süresini de anlatır. İnsan psikolojisinde bu süreç şok, pasif dönem ve yeniden adaptasyon olarak aşağıdaki gibi sınıflandırılabilir:

  1. Şok: Afetin ilk günü ve hatta ilk haftalık sürede oluşabilecek travmatik tepkileri kapsar. Bedensel tepkiler ve aşırı hassasiyet altında devre dışı kalan zihinsel düşünceler donuklaşma eğilimine kişiyi sürükler.
  2. Pasif Dönem ya da Olayları Düşünme Dönemi: Afetzede odaklanma sorunu yaşar, olayları konuşmak istemez ve kayıpları için yas yaşamaya başlar.
  3. Yeniden Adaptasyon Süreci: Ruminasyon süreci olarak da bilinen travmatik düşüncelerin tekrar tekrar zihinden geçmesi kaygıyı yüksek hissedilmesine neden olur ve dışarıdan uyarıcılara karşı tepki verme derecesi artar.

Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), depreme ait hafızasında yer edinmiş verileri semptomlar haline getirir. Kişinin bu durumdan uzaklaşması dayanıklılık, yas süreci ve kabulleniş periyoduna göre değişkenlik gösterebilir.

Deprem Sonucu Travmatik Psikolojik Süreçler Yaşayan Kişilerle İletişimde Nelere Dikkat Edilebilir?

Deprem sadece fiziksel bir sarsıntıdan ibaret değildir, insan zihninde ağır sarsıntıları oluşturarak travmatik stres durumu ve depresyonu beraberinde getirebilir. Kişinin kendisine ağırlık yapan düşüncenin ne olduğunu tespit etmesi iyileşme yolunda kullandığı haritadır. Duygularla şekillenen vücut fonksiyonları bu travma stresine her koşulda maruz kalacağı için kalıp cümlelerden kaçınılması kritiktir. Yüz yüze ya da telefonda teselli edici sözler kullanmak isterken yanlış söz ve davranışlarla karşı taraf ruhsal olarak çok daha fazla yaralanabilir. Depremzedeye temel olarak davranış şekilleri İlk 3 gün ile 1 aylık süreç için aşağıdaki gibi özetlenebilir:

  • Depremzede, kendi akışına bırakılmalı ve yapılması gereken kurallar olarak dayatmaya zorlanmaması öngörülür.
  • Duygularını istediği şiddette anlatmasına müsaade edilebilir.
  • Beyinin sakinleşmesi için salgılanan hormon benzeri kimyasalların salınımını olumsuz etkileyebilen fazla miktarda çay, kahve ve sigara tüketimine sınırlama getirilmesi önerilir.
  • Kişinin duygularını bastıracak yorumlar yapılmaması tavsiye edilir. Bu duruma örnek olarak, ‘Hayatta olduğuna şükret’, ‘Enkaz altında hayatını kaybedebilirdin, ancak hayattasın’, ‘Senden daha kötü durumda olanlar var onları düşün’ gibi düşünceler doğru bilinen yanlışlar arasındadır.
  • Deprem sonrasında rahat hissettiği bir ortamda konaklaması zihinsel ve fiziksel olarak depremzedeyi güvende tutar.
  • Günlük ihtiyaçlarını eski düzenini hatırlatacak şekilde planlanması normalleşme sürecini hızlandırır.

Bireyin psikolojik durumu, yaşam şartları ve algılama düzeyi travmayla mücadele uygulanacak yöntemleri çeşitlendirir ve sinir sisteminin tekrar düzgün çalışması için geri besleme yöntemi gibi anahtar tedavilere başvurulabilir.

Depremzedenin Değişen Travmatik Psikolojik Süreçlerine Göre Nasıl Davranılabilir?

Afet bölgesinde depremin yıkıcı hasarına ve şiddetine göre depremzedeler farklı şekilde duygularını açığa çıkarır. Depremin ilk günlerinde destekleyici ve paylaşımcı toplumsal yaklaşımlar akut stresin reaksiyon derecesini azaltabilir. Ancak, ruhsal çöküntüyü derinlemesine yaşayan depremzedelerde psikiyatrik ilaç tedavisine doktor kontrollünde başvurulabilir. Duyguların vücuda verdiği zararı minimize etmek için ilaç desteği şikayetleri bir çizgide tutarak psikoterapinin erkene çekilmesine zemin hazırlar. Depremzedenin travmatik sebeplerini kısaca aşağıdaki gibi sıralayarak farklı çözüm yolları sunulabilir:

  • Yakınlarını kaybeden bireylere yaklaşım ve davranışlar: Her yakınını kaybeden için yas süreci olacağı göz önünde bulundurularak depremzedeye zaman verilmesine dikkat edilebilir. Dinleme odaklı yardımcı olunması gerekliyken afetzedenin hazır olduğu zaman kendini ifade etme şansı tanınabilir. Gereksiz teselli cümlelerinin kullanılmaması ve olay anında yaşadığı detayları öğrenmek üzerine sorulacak sorulardan kaçınılması önerilir.
  • Depremde organ ya da uzuv kaybı yaşayan bireylere karşı yaklaşımlar: Kişinin bedeninde yaşadığı acı kaybı idrak etme sürecine kadar duygusal tepkiler verirken belli bir süre sonra kaybettiği organı için yas tutmaya başlar. Yeni halini kabullenmesi ve adapte olması sürecinde depresif durumlar öne çıkabilir. Depremzedenin özgüvenini düşürmemek ve yetersizlik duygusunu hissettirmemek için talep etmedikçe yardımcı olmamaya çalışılması daha doğru bir davranıştır. Empati yetisiyle anlayışlı tutum sergilemek, ne hissettiğini anlamaya çalışmanın en iyi yoldur.
  • Enkazdan çıkmış ergen kişilere karşı yaklaşımlar: Saniyeler içinde gerçekleşen felaket, bireysel olarak kişinin yaşantısını kontrol etme inancına zarar verir. Konfor alanının yok olması, yiyecek yetersizliği, yakınların kaybı, gelecek kaygısı, evin yıkılması, çocukluk anıların kaybolması ciddi bilişsel ve duyusal hasar bırakır. Bu durumlar, ergen yaşta kişilerde kimlik karmaşası yaşamasına neden olur ve aitlik değerlerini sorgulamaya başlayabilir. Bu ruhsal hasarlar; depremle ilgili gerçek bilgileri vererek, psikolojik sağlamlık programları düzenleyerek ve okul rehberlerinin danışmanlık yaparak ergen yaşta travma şiddeti azaltılabilir.

Çocukların Depremde Yaşadıkları Travmalarla Mücadelede Hassas Adımlar Nasıl Atılabilir?

Depremi yaşayan çocukların sosyal medya ya da televizyonlar aracılığıyla hafızalarında yeni hasarlar oluşturacak görüntü ya da videolar izletilmemesi tedbirlerin başında gelir. Kaygısını azaltmak için birlikte yapılan çalışmalara dahil edilebilir ve yaşına uygun şekilde deprem hakkında bilgiler verilebilir. Güvende hissetmeyen çocukların ihtiyacı olmasından dolayı ailelerin yaşam alanlarında istikrarlı ve güçlü profiller çizmesi önemlidir. Ayrıca, ortamdaki diğer çocuklarla oyun ve organize edici etkinlikler düzenlenerek olumsuz çevreden izole olması sağlanabilir.

Çocukların düşünce yapıları soyut anlamlardan çok somut anlamları değerlendirmeye uygundur. Çocuk, anne veya babasını kaybetmişse sonrasında atılacak adımlar psikolojik travmanın iyileşmesinde önemlidir. Bu süreçte, çocuktan kaybının uzun süre saklanması doğru olmamakla beraber ‘ölüm’ kavramını uygun bir dille anlatımı doğru adımlar arasındadır.

Paylaş
Görüşmeyi Başlat
Canlı Destek - İyi ki Sen
Merhaba,

Alanında uzman psikolog ve diyetisyenler ile online görüşme planlamak için danışman profil sayfalarındaki "Randevu Al" butonunu kullanabilirsiniz.

Whatsapp üzerinden İyi ki Sen canlı destek ekibimize ulaşarak sorularınızı sorabilirsiniz.